Ayşegül Utku Günaydın'ın yazısını sona koymak lazım, başa değil, filmin sonunda Titanic'in battığını başta öğrenmek zorunda değiliz. Bu yazı ...

Mario Levi'nin uzun, upuzun romanlarında görebileceğimiz teknik: karakter üç cümle söyler, o üç cümlenin önü ardı sekiz paragraflık cerrahi ...

Babasıyla kurduğu ilişki üzerinden özellikle savaştan sonraki dünyanın evrimini inceliyor Ledda. Sardinya'nın köylerinden birinde çiftçilikle, hayvancılıkla uğraşan babası Abramo'nun ...

Zileli askerlik anılarını yakınlarına anlattığında genel tepki: şaşkınlık, dehşetle büyüyen gözler, cıkcıklama, sonra uyarı, hani yazsın ama daha sonra ...

Kitap 1996'da basılmış, o yıllarda televizyonlar neyi gösteriyorsa bombalıyorlar Grudalar. Teşekkür ettikleri isimler arasında Cahit Keskin, Özdemir Nutku, Türkan ...

Kafalar mı patlatıldı, bedenler mi parçalandı, ne olduysa olmuştur da anlatıcı öyle anlatmaya başlamıştır. Şenliği kaçırmıştır muhatabı, öyle anlaşılıyor, ...

Toplumsal kodun çözülmemesi için suçsuz bir adamın müebbet hapse mahkum edilmesine ses çıkarmamak. Birbirini destekleyen yapılardır, Garibaldi'nin önayak olduğu ...

"Şairlere toplu bir yargıyla bakarız, çoğu zaman ayrıntısına inmeyiz; ben bu ayrıntıyı yakalamanın o şairin daha iyi anlaşılmasını, ondan ...

Kasabaya bir yabancı gelir, Duras'ın sesini günümüze taşıyan anlatıcının hikâyesine eklenir. Nedir, cümleleri öykü gibi, giderek bilmece çözercesine okumak ...

Ferhan Şensoy anlatıyor işte, bilinir. Servis gelir, martılar uçar, daha da çok şey olur dünyada, anlatıcı gördüğünü gördüğü gibi ...

Everest de basmış, ünlem kaybolmuş o baskıda, Remzi'den çıkanını okuduğum için ünlemi koydum. Ünlem, ünlemek, Hepçilingirler birkaç yazısında bahsediyordu ...

"Öyleyse, perdede altyazılar önemli olmayan bölümdür. Altyazıları bir kitapta toplamak, filmdeki görevi yalnızca film düzeninin gerektirdiği parçalara ayırma işini ...

Başka kitaplarında da yer alan yazıları az. Edip Cansever'i, Oktay Akbal'ı bir kez anılarından çıkarmış Naci, ikinciye veya üçüncüye ...

Fındıklı'nın ilk romanı. Üslupçuluğunun gelişimini düşününce ilk ve son romanı, aynı ayakla söylenmiş türküler çeşitlenmiş sonraki metinlerde, formül tutunca ...

Duygu pornosundan başım ağrıdı resmen. Trendeyim, Küçükyalı'ya iki durak kalmış, gözlerimi kapadım. İki duraklık uyudum, baktım muavin dürtüyor, "Kalk ...

Memlekette öykü yazılmış, arayıp bulmak lazım sadece. Buhûrumeryem 1971'de basılmış, öncesinde başka öykü kitapları var Şipal'ın, tabii bir dünya çevirisi. ...

"Ejderha" derlermiş yangına, bir çıktı mı sıcak hava vuf diye eser, kâgir ahşap ne varsa alır götürürmüş. İngiliz Sefarethanesi'nin ...

Çocuk merdivenlerden iniyor, birilerine bakıyor, annesi, ablası, babaannesi, amcaları, kimse yok, hizmetçi yok, gökyüzündeki kuşun sesi bir. Dalıp gittiği ...

Eva'nın bir günü, bütün ömrü. Geriye dönüşler: hikâye çizgisinde çatlaklardan fışkıran anılar, bir olayın, bir nesnenin, bir öpücüğün çağrıştırdıkları. ...

"Türklere ve Bulgarlara karşı önyargılı olduğumuzu ve bu duygularımızın ruhumuzun derinliklerinde kök saldığını inkâr etmiyoruz. Bu önyargılarımız kanımızdan, kemiklerimizden ...