"Sunuş"ta alıntılanan bölümler Erkmen'in hatıra defterinden. Herhalde ayrı bir kitap olarak yayımlanacak, bu kitapta yer alan hatıralardan farklıymış, yer ...
Aşkla dolu, aşka gark olmuş metinlerin daha da aşka bulanması, aşktan başka hiçbir şeyden başka aşka, aşk yani. Birkiye ...
İlk kez kitabındaki bir yazısının adını kitabın da adı olarak koymamış, serbestmiş Cemal, başlığın "hesabını verecek": karamsarlıktan, karardan değil, ...
Köşe yazılarının eskimemesinden şikayetçiymiş İlhan Selçuk. Diyelim 1970'lerden bir yazı, memleketteki zortlamalardan birine dokunuyor. 1980'lerde aynı zortlama, yazı güncel. ...
Biyografi. Kazancakis'le ilgili araştırmasına değinilmiş şurada Zografu'nun. Aslında servis edilen sadece "prens" ama anti-feministliğinden, giriş niteliğindeki yazısının içeriğinden "prenses"i ...
Butler hikâye boyunca yan hikâyecikler yaratır, biri çok matrak: Seinfeld'i dinleyenlerin yüzlerinde en ufak bir kasın oynamadığını görürüz, adam ...
Cemal'in YAE'cileri, AKP'yi eleştirdiği, eleştire eleştire bir hal olduğu yazılarını bir yana bırakırsak, yani bir parıltı yok o yazılarda, ...
Zart diye "Kraliçe Kitap Okursa", oysa "The Uncommon Reader". Kapağa da koyunca fotoğrafı, tamam? Kraliçe kitap okuyor, okudukça okumak ...
"Yeruhan"ın biyografisi: 1870, Hasköy. Semtte okuyor, Nersesyan Okulu. Galata'daki Getronagan Ermeni Lisesi'ni bitiremedi çünkü çalışkan değilmiş, hastalığı nedeniyle bitirme ...
Çok sanatçının anılarında, yazılarında geçer Kayra, Cumhuriyet'in önemli bürokratlarından biridir. Bodrum'un sefiridir aynı zamanda, o eski kenti pek hoş ...
Çizmeciyan önce çocukluğunun Sarıyer'ini anlatıyor. Garo Dayı da hemen hemen aynı yılları anlatmıştı, 1920'lerin sonlarını. Sınıf farkı besbelli tabii, ...
12 Eylül. Ağlayışa benzer bir ses, kadınlar koğuşunda sevinç. Hücrelerden de sesler yükseliyor, cinsiyetini soruyorlar, adını soruyorlar, bir çiçek ...
Direniş öyküleri. "Makas"ta gözleri bağlı adamı dinliyoruz, çevresinde altı kişi, yirmi üç gündür. Seslerini değil, soluk alışlarını bile ayırt ...
Köyden şehre inerler, geri dönmezler, artlarından gelenleri beğenmezler, şehirli olamazlar ama olmuş gibi davranırlar. Oğlunun peşinden giden Derviş'e bakalım, ...
Önce teğet diyesiydim, eşkenar üçgenin köşelerine teğet geçen üç noktadan anlatı. Ama değiyor EB, büyükbabası da değiyor, bir müstakbel ...
Boysan'ın anıları, eski İstanbul'un güzelliği. Sonra çirkinliği, yazı da geri kalmıyor: "Çok açık: Çocukluğumuzun o minik-masum sevgilisi, seyrine doyulmayan, ...
Tarihimdeki koşulardan birini öne alayım, "Adsız Öncedir", Haydarpaşa'daki 100 metre engelsiz. "Siz" diye başladığı hikâyeye "sen"le sürdürmüş anlatıcı, öyledir, ...
Raymond Chandler'ın yazarlara eleştirmenlerle ilgili verdiği tavsiyelerden ilki: "Kim ne derse desin cevap vermeyin." Herkes bir şekilde eleştirir eleştirmenleri, ...
Öyküyü kes. Amerikalı bir fotoğrafçı objektifi çıkarıp yerine at gözü takmış da bakmış, atlar yarım misli daha iri görüyormuş ...
Bölümlerin adları renkler: mavi, kırmızı, yeşil miydi, unutmanın bölümlenmesi ama hangi gerçekliğin unutuşu, zihne giren her şeyin kurguya dönüştüğünü ...


























1988. Küçükyalı, Kadıköy, Zonguldak, Beyoğlu, Küçükyalı. Okur-Yazar. Sahtegi'de Çalar-Söyler.