Motosiklet çetesi deyişiymiş: “Gammazlar soyu tükenmekte olan bir tür.” Benny Bunt çocukluğundan beri polis olmak istediğini söylüyor, gammazlığının sebebi. Ya da avukatı Walter Goins’i kandırmaya çalışırken sıkıyor. Ya da güvenilmezliğini gösteriyor. Ya da psikozunun psikoz olduğunu bilmiyor. Neyse, barın arkasında yaşayan Gus Miller’ın piyasaya çıkışı bölgenin gördüğü en önemli olaylardan biri, Bunt’ın kodeste sonlanacak kırk bir yıllık yaşamının yokuş aşağı gitmesinin sebebi ayrıca. Sonlanıyor mu bilmiyoruz gerçi, kıça başa saplamak için yaptığı sivri nesneyle kendini korumaya çalışacak da ne zamana kadar, sabahın köründe koğuşuna dalacak on adamı engelleyebilecek mi, gammazlığının başına açacağı işleri bilmeyecek kadar salak mı ayrıca, yoksa zekâsına fazla güvenip işleri sarpa mı sardırdı, neydi, neler oldu, en baştan bakalım. Kamu avukatı Goins her şeyi öğrenmek istiyor, her şeyi, süreçte nefesini nerede tuttuğunu bile. Eyalet hapishanesine gönderilirse yaşama şansı yok Bunt’ın, elindeki en iyi fırsatı kullanmak için bilgi saklamamalı. Bugs Bunny’li mi ne kravatı, Goins güven vermiyor pek, yine de duruşmaya kadar o birkaç ayın olaylarından iyi bir hikâye çıkarmak için uykusuz kalacak, kurtarmaya çalışacak Bunt’ı. Nasıl olacaksa: biri buzdolabında, biri kül halinde, sonuncusu normal üç cesedin yanında bulunuyor Bunt, işi zor. Üçe ikilik hücresinde yazıyor başından geçenleri, hani öldürülürse hikâyesini bulsunlar bari. Geçsin onu, kendi sözcüklerine sahip olmak için yazıyor, okuduğu metinlerin bir benzerini yaratmak için. El ansiklopedisi başta olmak üzere pek çok şey okumuştur Bunt, gerektiğinde bilgiyi adeta sıçıverir, durumu kurtarır veya daha da batırır. İlginç karakter, beyninde nöron yerine meth var daha çok, yanmış gitmiş kafa. Yanık kafayla gammazcılığa soyunması, üstüne Miller’la birlikte cinayet işlemeye gitmesi müthiş. Polisiyeye yakın bir roman, sonda karmakarışık ilişki ağı biraz çözülüyor da kim neyi nasıl yapmış, Miller’ı kiralık katil olarak tutanlarla polis arasında nasıl bir ilişki var, ihale nasıl Bunt’a kalıyor, okurun elinden öpsün bunlar. Kurcalamam lazım hatırlamak için, kolaya kaçıp öyle bırakacağım, dönüm noktalarını inceleyeceğim asıl.
Bunt’ın çocukluğu o kadar kötü geçmiyor da kötü kararlar veriyor diyelim, uyuşturucu satarken yakalanması en büyük falsosu. Al Munoz’a, en kötüsüne yakalanıyor bir de, gammazlıktan başka çaresi yok kodesten kurtulmak için. Polis müdürü Harvey Wein’le tanıştığı sıra, yan hikâye hemen: uyuşturucu baronlarından birini indirmek için kurulan tuzağa istemeden şahit olmuş Bunt, Munoz’un vurulduğu sıra olay yerinden kaçan adamın Wein olduğunu görmüş ama söylememiş tabii, baron delik deşik edildikten sonra çenesini kapalı tutması gerektiğini, polisin işleri nasıl gördüğünü anlıyor. Elindeki koza dönüşecek bu tanıklık, Al Munoz ortadan kaldırıldıktan sonra eski defterleri açan bir savcı hapisteki Bunt’a ulaşıp bildiklerini anlatmasını söyleyecek. Bunt’ı yalancı belleyip hayal kırıklığına uğrayan Goins pişman gibi görünüyor finalde, adamın anlattıkları doğruydu belki, malum ustura olağanüstü sebepleri ortadan kaldırırsa gerçeği de ortadan kaldırabilir. Sivri cisim, şafak saldırısı, hepsi bu soruşturmayla ilgili. Dank son. Dönelim, Gus Miller efsanesinin başladığı yer: Greasy Tuesday, mekâna verilebilecek en aptalca isimlerden biri. Junior’ın babasının zamanında havalıymış herhalde, John Wayne de oralarda takılıp babayla fotoğraf çektirdiğinden ayrı bir çekiciliği var barın. Costa Mesa’da, yerleri talaş kaplı bir batakhane artık, kaybedenlerin yerel efsaneleri ara sıra boy gösteriyorlar. Küçük yerlerin hikâyelerden başka zenginliği yok, ortam kendi mitini yaratmış, alt sınıfın tırmanmaya çalışması için kötü örnekler. Kimsenin gücü yok tabii, debelenip ölecekler orada, çıkışı bulmak mümkün değil. “Barın en sonundaki tabureyi gözüme kestirdim ve oturup içkimi beklemeye başladım. Barın etrafında tanıdık yüzler: Hepsinde hal ve gidiş kıyamete doğru, tıpkı benimki gibi.” (s. 27) Ezilenlerin arasındayız, hikâyelerini sırayla öğreneceğiz. Düzene sövenler, hırsızlık yapanlar, gıcık olduklarını Munoz’a bildirecek Bunt, büyük balığı ele bir türlü geçiremese de küçük şeylerle buluyor yolunu. Kendi iyilikleri için ihbar ediyor onları, özgürlükleriyle ne yapacaklarını bilemeyen insanları doğru yola sokmak için gammaz ceketi giymek, ne fedakârlık.
Miller fark edilmeyecek biri değil, kasla yağın karışımı korkunç bir vücudu var, boyu uzun, vücudunda savaştan kalma dövmeler, karnında yara izleri. Köpeğine “Jesse James” adını koymuş, onun da kanunsuz bir ruhu varmış çünkü. Terry’yle, Sal’le muhabbet ediyor Miller, başta kim olduğunu söylemeden Vietnam hikâyelerini anlatıyor. Başta cortladığı bir yer var, çok şey bilmesine rağmen sıkmakta bir an tereddüt etmeyen Bunt yine orta yere sıçıyor ama görüyor sıçığı Miller, el artırıyor. Aptal mı yoksa millete üfürmekte suç ortağı mı, anlayamıyor Bunt, oyunu sürdürüyor. Miller sıçankuyruklu bir adamı hacamat ederken, sebebi gerçekten önemsiz, diğerleri izliyorlar, Junior çok korkunç olduğunu söylüyor Miller’a. Şaşırıp kalacak, meğer Miller babasının yakın arkadaşıymış, Vietnam’da birlikte savaşmışlar. Yırtık paranın diğer yarısını çıkarıyor Miller, Junior’a veriyor, tamamlanan paranın üzerinde babasının Junior’a bıraktığı kısacık bir mesaj var. “Kuduz Köpek Miller”, yerel meşhurlardan biri, yuvaya dönmüş artık. Junior ona barın arkasındaki boş odayı veriyor, fedailik yapmasa da olur çünkü babasından bahseden son insan o. İkinci çatlak: aslında basit bir tarihî ayrıntı ama Miller’ın çuvalladığı zaman ne kadar dengesiz olduğunu açığa çıkarıyor, önemli. Belli bir tarihte belli bir grubun çıkardığı albümü dinlediğini söylüyor Miller, Terry zaten fırsat kolluyor, adamın yalanını yüzüne vuruyor orada. Devamında sağlam bir sopa yemekten kıl payı kurtuluyor, kafasının tıpası açılabilirdi. Miller hemen arazi oluyor, Bunt peşinden gidiyor çünkü hem belanın kokusunu almış, gammazlayacak önemli bir şey çıkabilir nihayet, hem de adamla arkadaş olmuş, vakit geçirmek istiyor. Cinayet siparişinden bahsediyor Miller, madem arkadaşı arayıp buldu onu, işi beraber kotarabilirler. Para da kazanır Bunt, tabii cinayetin karşılığı olarak verilecek parayı değil de polisten alacağını düşünüyor. Dinleme aygıtı? Aslında takamaz ama takmadan da olmayacak, tamam o zaman.
Burning Man vardır, meşhur festival. Çölün ortasında bir benzeri düzenleniyor, Miller şans eseri karşılaştığı zengin birinden iş alıyor, öldüreceği kişinin eşkalini öğreniyor iyice. İki genişleme hikâyede: işveren, maktul, bunların hikâyeleri de başka, edebiyat dünyasıyla ilgili olduğu için azıcık matrak. Fakat sonlara doğru hapishane kuşlarından biri Bunt’a bir hikâye anlatıyor, karakterlerin isimleri yerine semboller kullanıyor da ima ediyor Bunt’ın da cinayetin bir parçası olduğunu, cukkaladığı parayı bir yerlere gömdüğünü. O an silah yapmaya karar veriyor Bunt, sivriltilmiş nesne üzerinde çalışmaya başlıyor. İkinci mevzu Miller’ın gerçek kimliği. İpuçları vardı zaten, klişe, meğer bir rehabilitasyon sürecinde tanışmışlar, Miller kansermiş, bizim eleman gençliğinden itibaren o kadar aptalca suçlar işlemiş ki karşısına çıkan fırsatı değerlendirip Miller’ın yerine geçivermiş. Pilav çubuklarıyla adam öldürdüğü yok, Vietnamlıların kulaklarından yaptığı kolye gerçek mi bilinmez ama Miller’dan aldığı kesin, kısacası insan öldürmemiş o güne dek, Bunt’ı yanına alması bundan. Cinayet işleniyor gerçekten de Miller dahil olmuyor mevzuya, silahı Bunt’ın eline tutuşturuyor. Gerisi düğümlerin bir bir çözümü, polisiye gereği.
Dümdüz roman, değeri çok dolandığı barlarda, izbelerde, inlerde bulunabilir.











Cevap yaz