David Szalay – Beden

Bulunma durumları. Sırf István’ın değil, bütün karakterlerin durumları aslında, bu yönden eşitlikçi, odakta István olduğu için yaşamının dönemlerine göre belirip kaybolan karakterleri görüyoruz. İlişkilenme biçimleri değişiyor, sınıfsal geçişliliğin hâlâ mümkün olduğunu -nitemi klasikten ayrı bu geçişliliğin, olağanüstü de diyebiliriz, buna rağmen bir nevi çabalama rızası yaratması olası çünkü en basit örnek: bedene yapılan yatırımla uçan kuşun influencer‘a dönüşmesi arasındaki bağ malum- “çıkılan” sınıftan küt diye düşülebileceğini bedenin şansla birleşmesi sağlıyor. İyi bir bileşim aslında, determinizm István’ın aldığı bilişsel terapi gibi ögelerden belli, davranışlarının irrasyonelliğini sert zemine yumruk atarak elini yüz iki yerinden kırmasından çıkarabiliriz. Dış etkenlerin çekelediği, “özgür” iradenin itelediği beden. Hayalet sanki, o kadar az değiniliyor ki. Olasılıklara bağlı devinim, kas kütlesi hariç. İki üç yer haricinde değinilmiyor, tıpkı güvenlik şirketi sahibi Mervyn’in gecenin o saatinde o kenar mahallede ne aradığının ortaya çıkmaması gibi. István düşünüyor ama sormuyor sonradan, iş çıkışı paylaşımlı evine giderken yol kenarında adamı hacamat eden iki tipi sırf bağırarak kaçırmasıyla o anki hayatıyla vedalaştığının da farkında değil. İş için kıyafet bakmaya gittiklerinde cekete çift yırtmaç lazım olduğunu söylemesi Mervyn’in, sonra bedenle ilgili bir yorum daha. Karanlıkta tutulan alanlar bunlar, anlatının merkezine girmeyecek alanlar, sırf diyaloglar ve eylemler ama numunelik bir iki bütünleşme ânı var, anlatıcıyla István’ın bütünleştiği. Gerçeklik kayması azıcık, depersonalizasyon, bazı durumlar István’da gerçekliğin dışına çıktığı duygusunu uyandırıyor. Denk geldim de, cinsel, nesini, rahatlığını gösteren bir ayrıntı, ıslahevinde geçirdiği üç yılı düşününce: “Aslında biliyor, tam sayı ezberinde. Bunun utanç verici ölçüde küçük bir sayı olduğunu düşünüyor.” (s. 55) O yaz seviştiği kadınların sayısı. Kilit bir veri daha: “Ona çok önemli gelen şeylerin —orada olup bitenlerin, orada gördüklerinin, ona bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını hissettiren şeylerin— burada hiçbir önemi olmadığının ayırdına varıyor.” (s. 83) Varıyor da, akışkanlık, belli yaşantıların katalizör işlevi görüp duvara veya kapıya yumruk attırdığı olur, unutulduğu olur, mesela Mervyn’e gençliğinde öldürdüğü adamı anlatırken hiç beklemediği bir şekilde sarsılıyor István, “o konu hakkında yıllar boyunca konuşmadıktan sonra yaşamının o olayla nasıl değiştiğini kavrıyor sanki ilk defa”. Eksen kayması, eksene oturtmak hikâyeyi, kendi yaşamını kurduğu hikâyeye dair çok kısa değiniler var böyle, karakterin nirengi noktaları.

Baştan, hiçbir şeyi kaçırmadan: Annesiyle yeni bir şehre taşınıyor István, on beş yaşında, “yeni açılan Batı tarzı alışveriş merkezi”nde takılıyor arkadaşlarıyla. Cinselliğin keşfi gecikmiyor, arkadaşlarından biri yapmış, kıza da söylemiş üstelik, sırada István var. Kızın evine gidiyorlar, odada “çok fazla eşya ve kafesin içinde küçük bir hayvana benzeyen bir şey var”, István idrak edemiyor odayı. İki nokta, birincisi bu sevişme gerçekleşmeyecek çünkü ne István ne kız herhangi bir hamle yapacaklar konuşmak dışında, yıllar yıllar sonraysa benzer bir durumda ne yapacağını bilecek István çünkü bildiği bir dünyada artık, ikinci noktaya bağlayabiliriz bunu, tedirgin edici hatta tekinsiz, ait olmadığını düşündüğü mekânda -SSCB’nin dağılışı fonda kafayı uzatıyor şöyle bir, tüketim nesneleriyle işgalci gibi geliyor Batı- rahat değil, İngiltere’ye göçtükten sonraysa bedeninin zincirlerini tamamen kırıyor çünkü giyiminden kuşamına, iPad’inden bilmem nesine, hani tüketim alışkanlıkları bir yana, o dünyanın değer yargılarına da entegre oluyor. Mervyn’in evine gittiğinde golf maçlarını izliyorlar televizyonda, István’ın hiçbir bilgisi yok o spor dalına dair, sonrasında üvey oğlu Thomas’la tenis oynayacak. Yine kritik bir nokta, Thomas için sürdürmek istemediği bir ilişki biçimi bu, sporu István’la yakınlaşmak için kullanmak istemiyor, István’sa bir adım daha atıyor Helen’ın isteğine uyarak, oğulla tenis oynamak kültüre, aileye giriş. Yine dağıldı konu, kız rahatsız edici buluyor István’ı, evden gönderiyor. Macar ailelerin yaşadığı mahallede yerelliğin iki arızası var sırada, ilki oldukça yıkıcı, István komşu kadınla ilişki yaşamaya başlıyor. Önce öpüşme, sonra sürtünme, sonra penis ovalamaca, oral seks, en sonunda paldır küldür. Ha, araya yine sokuşturayım, okulda derslerinin iyi olduğundan bahsediyor anneannesi, István’ın akademik açıdan umut vadeden bir öğrenci olduğunu anlıyoruz. Derslere dair tek bir bilgi var metinde, aslında István’ın yaşam seyrinin açıklaması: “‘Genel hatlarıyla, daha iyi ‘uyum sağlayan’ bireylerin hayatta kalma potansiyeli daha yüksektir. Bununla birlikte, modern evrim teorisi uyum sağlamayı bir organizmanın ne kadar uzun süre yaşadığı üzerinden değil, üreme konusundaki başarısı üzerinden tanımlar. Bir organizma, türünün diğer örneklerinin yarısı kadar yaşıyor ama yetişkinliğe eren yavrularının sayısı diğerlerininkinin iki katını buluyorsa, genleri bir sonraki neslin yetişkin nüfusunda çok daha yaygın olacaktır.’” (s. 13) Moderne de erişmeye çalışacaktır István, ilk basamağın şartlarını sağladıktan sonra Helen’le yaptıkları çocuğun üstüne titreyecektir ama kontrol edemediği dünyaya kaptıracaktır çocuğu nihayet, aynı dünya Mervyn’le karşılaşmalarını sağladığı için acısının, durumunun, kısacası “olayın” farkındadır diğer yandan. Helen’in durumu doktorun dediği gibi Michael Schumacher’in durumudur, kadının ne zaman uyanacağı belli değildir, István’ın ziyaret etmeyi tavsatmasından üreme aşamasının tekrarlanmayacağını söyleyebiliriz. Zaten yanında çalışmaya başladığı, kanser tedavisi gören Karl’a haber uçmuştur da eşini mirastan mahrum etmiştir adam, Helen’e değil de Thomas’a kalacaktır o zenginlik, babası öldükten sonra annesiyle István’ın evlenmesi bağları iyice koparır, mirastan en ufak bir pay bile vermeyecektir Thomas ki István’ın o parayla kurduğu emlak işini çok önemli bir davette István’ı adeta yok ederek ortadan kaldıracaktır. Yine karanlık bölge, István çocuğu “iterken” orantısız güç kullandığını düşünür, acaba neler oldu yani. Ha, yine Thomas’ın hayatını kurtaracaktır István, aşırı dozdan gitmesine engel olacaktır da Thomas’ın kararı değişmeyecektir tabii. Ölümü kendisini bağlar, István’a minnet duyacak değil, hele annesini “kullanma biçimini”, servete nasıl çökmeye çalıştığını gördükten sonra István’ın. Nereden nereye, ilişkiye dönelim, kadına âşık olur on beş yaşındaki István, duygularını dile getirdiğinde ilişkiyi bitiren kadın neye yol açtığının farkında değildir tabii. Seksin ardından, István’ın en belirgin kodu: “Kendini hiç de farklı hissetmeyişini, hiçbir şey değişmemiş gibi gelişini tuhaf buluyor. Bunu söylemiyor.” (s. 24) Farklılık yok, bir süre bu duygu, ne zaman ki ilişki bitecek gibi oluyor, István kontrolden çıkıyor resmen, bildiği alandan uzaklaşmak istemiyor. Bir kez daha görüşse, kapıya dayandığında kadının eşi evde o sıra. İtiş kakış, adam merdivenlerden patada kütede düşüp -elbette- pekmezini akıtıyor, István doğruca ıslahevine. Çıktıktan sonra -içeride dövüşmeyi öğrendiğine dair bir iki seziştirme- bir iki kurye işi, uyuşturucu taşıyor muhtemelen, bir akrabasının üvey kızına tutulup kızla vakit geçirmek istiyor ama bara gelen o Amerikalıya âşık kız, şu zargana tipli herife. Kıps, bunlar István’ın yaşamını iteleyen ayrıntılar. Şarap fabrikasında iş güç, sonra ordu, Kuveyt’in fahişeleri ve havaya uçan bedenler, ardından memleket ve el kırmaca, sonra da İngiltere. İkinci fasıl. Yaşlılığında memleketine dönecek István, yine ilişki kuracak tabii, bu kez bedeni üzerinde söz sahibi. Biraz daha. En azından.

İlginç bir metin. Booker’ı kazanması, meh. Ama okunmalı.

Liked it? Take a second to support Utku Yıldırım on Patreon!
Become a patron at Patreon!